ÇANAKKALE ZAFERİ MESAJI
Bugün, kahraman ecdadımızın vatan ve mukaddesât uğruna eşsiz mücâdele vererek tarihe altın harflerle yazdığı Çanakkale Deniz Muharebelerinin ve Zaferinin 110. yıldönümünü kutluyoruz. Bu vesileyle tüm şehîd ve şühedâmızı ve kahraman ecdadımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyor, ruhlarının şâd, mekânlarının cennet, makamlarının âlî olmasını Yüce Allah’tan niyâz ediyoruz.
1915’te yazılan Çanakkale Destanı vatan, millet, bayrak, istiklâl, istikbâl, din ve mukaddesât uğruna mücâdele ve mücâhede etmeyi kutsal bir vazife sayan asil milletimizin muhteşem destanıdır. Millî ve manevî değerleri uğruna can vermeyi yüce bir makam sayan şanlı ecdadımızın, emperyalizmi Çanakkale Boğazının derin sularına gömdüğü muazzam bir zaferdir. Akif’in ifadesiyle, “Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ” ve “Tek dişi kalmış canavar” olan haçlı artığı vahşî emperyalistleri “Çanakkale Geçilmez” düsturu ile denizde boğup hâk ile yeksân ettiği muhteşem bir destandır.
Gücünü sarsılmaz îmanından alan nice kınalı kuzular, minarelerde ezanımız susmasın, göklerden bayrağımız inmesin, harîm-i şerîfimize nâmahrem eller değmesin diye Çanakkale’de bugün şehâdet şerbetini içtiler. Üzerinde huzur ve güvenle yaşadığımız bu toprakları kanlarıyla sulayarak bizlere emanet ettiler.
O halde bizler de o şanlı ecdadın evlatları olarak Çanakkale ruhunu yüreklerimizde her dâim diri tutmalıyız. Bu ulvî ruhu nesilden nesile aktarmalıyız. Milletçe birbirimize kenetlenerek ecdadımızın bizlere emânet ettiği bu muhteşem mirâsı canımız pahasına da olsa korumalıyız. Şühedâ kanıyla yoğrulmuş bu azîz vatan topraklarındaki medeniyet varlığımızı ilim, bilim, sanat, irfan ve hikmet ışığında, azim, sabır, güzel ahlâk, samimiyet ve kararlılıkla istikbâle taşımalıyız. Aziz Vatanımızın, Asil Milletimizin ve Azim Devletimizin bekâ, huzur ve selâmeti için her daim vazife başında olan kahraman ordularımızın, tüm güvenlik güçlerimizin güç ve kudreti için çalışmalıyız. Aziz şehidlerimizi her daim rahmet ve minnetle anmalıyız. O şanlı ecdadı merhum Akif’in şu dizeleri ile hafızalarımıza kazımalıyız:
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
…
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın…
Heyhât, Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât…
…
Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber!
Vaizler Eğitim ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu olarak, bu şanlı destanın 110. Cu yıl dönümünü kutluyor, tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, Kendilerine Allah’tan gani gani rahmet diliyoruz. Ruhları şâd, mekânları cennet, makamları âlî olsun! 18.03.2025
Ömer Faruk Serdaroğlu
Ankara İl Baş Vaizi
VAİZ-DER Genel Başkanı
(Yönetim Kurulu Adına)